görkem's profileDie Four YouPhotosBlogListsMore Tools Help

Die Four You

uçurumun kenarında tutunduğum son dal olsan bile seni kırmaktansa bile kendimi uçuruma bırakmayı tercih ederim aşkımmm:

Video

No content has been added yet.

Video

No content has been added yet.

Video

 

Video

 
Photo 1 of 25

Aquarium

Loading...
07 January

SENDEN BASKASI ASLAA

İİİİİİ                                                 İSA SSS

Askından agLadım,hep seni bekLedim
geLmez oLdun yine,dayanmaz oLdum
umut vaR yinede, biR gün geLecek diye
hatırLasana o güseL günLerimisi
seveRdik biz birbirimisi,
agLArdık sessizce omuzLarımızda
sarıLırdık sımsıkı,bırakmazdık eLLerimizi
tatLı tatLı bakısır,kaLpLerimiz yine eLbet birLesir...
askım bekLetme beni daha fazLa
hadi geL yanıma cook özLedim seni..
seviyorum anLasana deLi gibi
sen gittin ben bittim gittim
beLkide Layık deqiLim. askına
sözüm vaR sana,
sevicem seni azraiL geLse biLE bana...

 
 
 
 
                                                                                       sampef61ea26d25a64ee

 

    

    magnolias-top1                         sampb2f25039943bc899

AŞK İÇİN

  magnolias-bar


İstasyon önünde bir top ağaç

Ağacın
gölgesinde

Ben

Ve uzanıp giden
sapsarı bir tül

Bozkır

Ve bir türkü

"Daha senden gayrı aşık mı yoktur
nedir bu telaşın vay deli gönül"

Ve bir tren

Ne bir düdük çalar
ne el eder

Kar yüklü yağmur yüklü

Kalbim gibi
keder yüklü
bir tren

Durmaksızın geçer

O böyle bir akşam böyle bir trene
bineceğini düşler

Ben
böyle bir akşam böyle bir trenden
ineceğimi düşler
avunuruz ..

 

samp1d93994625b406a9

anm7098f7630f3b286c

Sevdalar vardır
derin kuyularda
eski sarnıçlarda
yaşar
gün görmüş
acılar bilmiştir

Direnir

Kim bilir kaç işgal geçirmiştir

Yurdum gibi ..

 

Sen yanıma gelince
yıldızlar
koşuşur karanlığa

Güvercinler ayaklanır

Rüzgar rüzgarla konuşur

Büyülü bir gülüş olur zaman

Savrulur
yanık ekinlerin tınazına ..

 

Sen yanıma gelince
bahar

Dallarını kuşanır

Zümrütten bir
zümrüdüanka

Kanat vurur içime

Solar kanla işlenmiş

Narçiçeği
kanaviçe

Sen yanıma gelince

Ve nakkaşlar

Yüreğimin nakkaşları

Yorulup

Uzun bir uykuya dalar
sen yanıma gelince ..

 

Sen yanıma gelince

Gelin
gibi bir gelincik

Süslenir

Sulardan aynalarda

Yel değirmenleri
öğütür ne varsa

Kederi

Ve belki

Bir milyon
istiridye avcısı
inciler
çıkarır

Sütbeyaz
bir sevdanın

Diplerinde ..

 

Ayrılıklar bildim acılar
yaşadım

Okudum

Tahir ile Zühre'yi
Kerem ile Aslı'yı

Ve Ferhat ile Şirin'i
ağlamadım
da

Senin öykünü duyunca
dayanamadım

Kendini zeytin ağacına asan

On iki yaşındaki
kuma ..

 

Süngüler aşkı yasaklayamaz

Uzansam tutabilirim ellerini
süngüler

Düşleri
yasaklayamaz

Bir dahaki duruşmada

Giy
gelinliğini

Düşlerde olsun

İlk
gecemiz...


      


neslihan

Die For You


 

romantictop 

 

Her gün yanında olamamaktan korkuyorum

Sesini duyamamaktan

Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum

Nedense sensizlikten de korkuyorum

Bir gün hoşça kal demenden

İstemesem de;

Bir gün, bir gül gibi

İçimde solmandan korkuyorum

Hafızamda bırakacağın hatıralardan

Hatıralardan kaçamamaktan

Adını unutamamaktan korkuyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Benimkisi sadece bir sevda

Göz yaşlarımla söndüremediğim

Korkularımı yenemediğim

Söyleyemediğim

Fakat, kendimi tükettiğim

Ve beni;

Yedi kat yerin dibine sokan

Utandıran, korkutan

An be an içimi yakan

Cesaretsiz bir sevdan

Bu nasıl bir sevda ?

Anlayamıyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Biliyor musun;

Aklımdan hiç çıkmıyorsun.

Sen benim;

İmkansızlar bahçesinden koparttığım

Edâlı gülümsün.

Hiçbir zaman koklayamayacağım

Adını söylerken burkulacağım

Sevmekten hep korkacağım

Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım

Edâlı gülümsün.

Ah be güzelim;

Aslında sen benim,

Kendi ömrümsün

romanticcandle
İSA




 

SENSİZ ASLA NesLiHaN

      

Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı

Sen uğrunda en çıldırdığım esmer

Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam

Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim

Sen beklediğim,

Sen özlediğim

Sen gizlediğim…

 

Güneş doğmayı unutabilir,

Sabah olmayı,

Yağmur yağmayı,

Ama ben seni asla…

 

Çiçekler açmayı unutabilir

Kuşlar uçmayı

Baharlar gelmeyi

Ama ben seni asla…

 

Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın

Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın

Sen tanrımın en güzel armağanı

Sen hayatımın en gerçek yalanı

Sen bütün huylarımı ezbere bilen

Sen gözyaşlarımı en iyi silen

Sen dünyanın en güzel adamı

 

Sen yemeğimin tuzu

Yüreğimin buzu

Anasının en güzel evladı

Sen kalbimde en tatlı sızı

Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı

Sen sevdikçe sevilesi

Övdükçe övülesi

Öptükçe öpülesi aşkım…

 

Sen beni yokluğuyla delirten

varlığıyla yolumu yolundan çeviren

Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren adam

Bundan böyle senden sorulsun günahlarım

Sende bütün sorularım

Sende bütün cevaplarım

Adam olmuşsam senden

Katil olursam senden

Ben çoktan vazgeçtim kendimden

Ama senden

Asla adamım

ASLA! …SENSİZ ASLA!!!!!!

                                                                                 

 

 

 

 

Free Image Hosting at www.ImageShack.usisaFree Image Hosting at www.ImageShack.us

 

 

 

 

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

 

 

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucketisay1p17BjiJNeOHO8fvI2SSoGqIED9jIgBpG5FIaDymD4hQP5UJYBVABxWLlOHNvgKmJgquYc2oEup_0sevgili27

 

 

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

 

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

 
                                                               

      
Aşk Rüzgarın Söylediği Bir Şarkıdır
Rüzgar, sonbaharda hep aynı şarkıyı söyler. pencerenin camlarında gezinen titreyiş, kasımpatlarının gövdelerini okşayan fısıltı, karanlıkta gümüşi yaralar açan çığlık, yağmuru hızlandıran deli ıslık, yüzümüzde patlayan haykırış, denizi ürperten mırıltı, kaç renk, kaç çeşit, kaç ton sesi varsa, rüzgar sonbaharda hep aynı şarkıyı söyler.

Buna şarkı demek de doğru değildir; çoğu zaman bir ağıttır. Güzelin kısacık ömrüne, gidenin çekiciliğine, sevgilinin hayaline yakılmış bir ağıt. Her yıl tekrarlanmasına ragmen yıpranmamış, dipdiri kalmış, hüznünü zerrece yitirmemiş bir ağıt...

..... Rüzgar çiçekleri sevmez.. Onlara dokunmayı onlarla sevişmeyi doyurucu bulmaz. Rüzgar yaprakları sever. Dünya kurulalı beri bu sevdadan vazgeçmediğine göre de çektikleri ona yetmemiş, bu aşk onu doyurmamıştır. Bu her zaman dile getirilmese da böyle bilinir. Rüzgarın sevgisini göstermesi için yapraklara ihtiyacı vardır. Sadece sevgisini göstermek için mi? Şiddetini, acımasızlığını, öfkesini göstermek içinde... Zavallı yapraklar bu delişmen aşıgın her halini, hiç seslerini çıkarmadan vefakar bir sevgili gibi çeker..

Yapraklar, rüzgarın ezgisini duymadan dökülmezler, hava ne kadar soğuk olursa olsun, yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, onların tutundukları dallardan kopmaları için rüzgarın şarkısını duymaları gerekir. Tuhaf bir paradokstur yasanan. Rüzgar yaprakların dökülecegini bildiği için sarkısına başlamıştır. Yapraklarsa döküleceklerinden habersiz, rüzgarın ağıda benzer ağıdını duyunca dayanamayıp bırakmıslardır kendilerini asagıya.

Rüzgar elinden gelse tükürüp atacaktır dilinden bu acılı sarkıyı, çekip gidecektir buralardan. Ama bunu bu güne kadar basaramamıstır, bundan sonra basaracagı kuskuludur.

Bir an sadece bir an umutlanır rüzgar. Ağıdı bırakır, damarlarında gizlenen çürümeye ragmen güzelliğini koruyan yerdeki yaprakları canlandırmak ister. Bütün bedeniyle dokunur yapraklara, bu dokunus öyle yumusak, öyle kırık dökük, öyle çaresizdirki agaclarda kalan yaprakların aklının çeler, onlarda kaldırıp atarlar kendilerini rüzgarın kollarına. Artık nemli topragın üzerinde ölümcül bir dans baslamıstır. Tan doğumundan öğle ortasına, ikindiden aksam alacasına, gece karanlıgına, son yaprak dökülene kadar sürecektir bu dans.

Düsen mutlu düşer, ne de olsa son nefesini sevdiğinin kollarında vermiştir. Yaşayana ise çıldırmak kalır. Yapraklarını koruyamadıları için ağaçları kökünden söker, duyarsız sokaklarda naralar atarak dev binalara saldırır. Takatı tükeninceye kadar kendini granit dağlara, buzdan denizlere, sisli ovalara, derin göllere çarpar. Sonra... sonra birden rüzgarın içi bosalır, solugu kesilir, gökyüzü ile topragın arasında öylece durur. Ne yapraklara dokunacak gücü kalır, ne şarkısını sürdürecek inadı. Rüzgar, tıpkı bir insan gibi aniden ölüverir..
              

                                

s305rf5

                                              

                         

    

Görkem

 

Advertisement

 

 

 

 

İİy1p6vs_0Ocq1iL_qlmu_iRVyMUg-F5aWiLk5cLMMobSTJrMa_X4Z8u7xMlaOa-Mv8-aKaiN6w8EOQMy1paAOhS-GhYZpOx5vOuW5HVQp6lcsEheNEmuORG1-fOhMZbcJ_045nemEBK4VfX19E5dBxQsc65Xwy1pFHee3fE_H5_k629RjwU7ZSrWq0nr0q5ZGLFgtDa0ZRZRtGXwGNA7jLYKeTbOSQHcWxDrQLZTul8y1pfP3lFOnvvCei8QbpsV5hDUMv2ZHucyIdBjx-6oMBc_ciyqypIWpgMVRBGJI6DFbiQd8M-A4b_OQy1pGkYgnOPlO1zzcnPi2uKbweE-PCVU_Hy5qkbFPdZ9gibRgG6svn1HBUPhgN_4mUtdNPi8r9bIAeIy1pLlKnDus-GbgRoPJVuCKwe7n7uXXg3lIpuEdjNuhZwPeblMa-uODgpu5xqaIMd57x5aU1a1QZQRwy1pNPPzmAref92YyYsylUDNuQ32PnD8UmY41qfY-7Itpm7MHZgGChhqEIC-8cZJXXoRg7kL8GDzqqsy1pNWkUaJ-Ng3tmJtx8MZ8Lhw9ixeAv6FdyG_ZD5jbVKwtTf47vkdcvV7lgpZ6BKMjc5-DpLmR1mkIy1pTb73L548h8VbF1ngw4IfL6AA2jLHr64WHHHp27q8nw3g1p65O52RUk-8P-P1TiPohlKZy3Czhp8y1pW6CZVXnhiwC4i4TBObTbCfSsRTTijkqYLoRtDO1ciefeLSO0DR137wCIOWgu50uNc6gE4O1M4lky1pZjwMvpQlmzCDJAap4vzY_dD2pCfYv5ZggN0GhZDD2NVurZi8DXITd0qBnw3S_dDMkzWjqbBz9Ks

die.for.you

                      

18 October

AKSAMLAR

 

Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni
Al götür eskici kalbimi benim
Neyim var neyim yok sorma bir daha
Gözümde yaşlardır birtek servetim
Acıyıp yüzüme bakma bir daha

 

 

 
 
 
5674JWHOvO
Aşk

Sert rüzgarlarin ardından kırılan dallar ve yapraklar.. 
Belki bir son bahar akşamına doğru...
Belki bir öğlen vakti..
Aşık olmak için zaman ne kadar önemli ki..
Ama illa bir bahar zamani... 
Özelikkle son bahar..
Şarabin sigara dumanı ile dansi,
Belki ağızda bir tango mısrası..
Küçük ellerinde hafif ter..
Yüreğinde bir kuş .. 
gözlerinde buğu..
Sevmek için acele etmek mi doğru...
Belkide bir dahaki bahara..
Ama olesine bir sevgi istediğim
Öyle bir sevgi ki...
Her seyden kutsal..